diyet zayıflama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet zayıflama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bu test kilo aldırmıyor

Bu test kilo aldırmıyorHangi besinlerin size kilo aldırdığını York Testi ile bulmak mümkün.

Vücudunuz siz farkında olmadan bazı besinlere karşı tepki veriyor olabilir. Son derece masum gözüken bir gıda türü, sindirim sisteminizde problem oluşturuyor ve sindirilemeyen besinler bağışıklık sisteminizi, aynı bir virüs veya bakteri gibi savunma sisteminizi tetikleyerek sizi hasta ediyor veya kilo almanıza sebep oluyor olabilir.



York Testi parmak ucunuzdan alınan kanı inceleyerek vücudunuzun hangi besinlere karşı intoleransı olduğunu tespit eder ve neticeye göre uygulamanız gereken beslenme programını oluşturur.

York Testi nedir ve nasıl yapılır?
York Testi sizin vücudunuzda problemlere yol açan gıdaları tespit eden bir testtir. Gıdalar kilo ile ilgili problemler oluşturabileceği  gibi, migren, bağırsak problemleri, cilt hastalıkları gibi kronik hastalıklara yol açıyor olabilir. York Testi ile zaman kaybetmeden hangi gıdaların şikayetlerinize sebep olduğu belirlenir ve bu besinleri diyetinizden çıkarmanız şikayetlerinizi giderebilir. York Testi bir kan testidir.

Bu test ile zayıflamak mümkün

Size dokunan gıdaları tükettiğiniz de devamlı savaş komutu alan bağışıklık sistemi vücuda daha fazla enerji depolaması gerektiği mesajını vererek alınan yiyecek ve kalorilerin direkt yağ olarak depolanmasını sağlar yani yağ metabolizması da değişir, metabolizmanız yavaşlar, hem kilo alırız hem de aldığımız bu kiloları ne kadar diyet ve spor yapsakta vermekte çok zorlanırız. Şu an bir çok kişi York Testi yaptırark diyet ve egzersiz programına başlıyor ve başarılı sonuçlar alınıyor.

Doktor ve diyetisyenler neden bu testi tercih ediyorlar?

York Testi eski tip gıda intoleransı testler gibi sadece Total igG antikorlarını incelemez, Sub Class 4 sistemi ile IgG antikorlarının detayına iner. Eski tip testlerde hastaya pratikte uygulaması mümkün olmayan problemli 30-40 gıda listesi veriliyordu. Ancak York Testi, ortalama bir hastada, yaptığı 4 kategori incelemesi ile  3-4 gıda gibi, gerçekten size dokunan besinleri tespit eder.


Şekerli meyve suyu kilo aldırır mı?

Şekerli meyve suyu kilo aldırır mı?Şekerli olduğu için meyve sularının kilo aldırdığını bilenler yanılıyormuş!

Meyve suyunun şişmanlattığı doğru değilmiş! Uzmanlara göre, özellikle soğuk kış günlerinde, vücut direncini güçlendirmek için her gün bir bardak meyve suyu içilmesini önererek, şu bilgileri verdi:



"Meyve suyunun kalorisi, meyve ile aynı dır. Örneğin, 100 gram meyve suyundaki kalori miktarı yaklaşık 45- 50'dir. Kilo alma endişesiyle, vücudunuzu vitamin, mineral ve antioksidan yönünden zengin bu gıda takviyesinden mahrum bırakmayınız."

Tatlı bir sıvı olduğu için meyve suyunun yüksek kalorili olarak algılandığını belirten Meyve Suyu Endüstrisi Derneği Genel Sekreteri Ebru Akdağ da konuyla ilgili şunları açıkladı: "Araştırmalar, meyve suyu tüketimi arttıkça yağ ve sodyum alımında düşüş olduğunu gösterdi. Son 10 yılda yapılan 14 araştırma, obezite ile meyve suyu arasında ilişki olmadığını ortaya çıkardı. Hatta bazı durumlarda, meyve suyu içen çocuklarda obeziteye daha az rastlandığına dair bilimsel bulgular da var."

MEYED Genel Sekreteri Ebru Akdağ; 'Ya 5 Meyve Ye, Ya Suyunu İç' adlı bir kampanya başlattıklarını söyledi. Dünya Kanser Araştırma Enstitüsü'nün bu uygulamadan geçtiğimiz yıl başarılı sonuçlar aldığını belirten Akdağ, şu bilgileri verdi: "Günde en az beş porsiyon meyve-sebze tüketiminin, bazı kanser türleri ve kronik hastalıklara yakalanma riskini düşürdüğü belirtiliyor. Bir bardak meyve suyu ise bir porsiyon meyve ile eş değer tutuluyor."


Zorlanmadan kilo vermeye ne dersiniz?

Kışın alınan kilolardan kurtulma telaşı başladı ama işte uygulayabileceğiniz kolay tüyolar 

Cosmopolitan dergisi, etkili sonuç veren beş diyet tüyosuyla bu konuda iddialı


Pratik bir şekilde uygulanabilen, basit önerilerle fazla kilolarınızdan kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Hem yiyecek alışverişinde, hem de yemek yeme alışkanlıklarınızda ufak birkaç noktayı değiştirmeniz yeterli. İşte, Cosmopolitan dergisinin zayıflama önerileri...

Yiyeceklerinizi yanınızda taşıyın: İstikrarlı bir şekilde kilo vermek istiyorsanız; öğle yemeğinizi ofise götürmeyi adet edinin. Bir araştırma, restoranda sipariş edilen yemeğin miktarının evde öğle yemeği için hazırlayıp yanınıza aldığınız yemeğin miktarından yüzde 60 daha fazla olduğunu gösteriyor.

Yemekte sevgilinize öncelik tanıyın: Araştırmalara göre kadınlar, sevgililerinin beslenme alışkanlıklarını farkında olmadan taklit etme eğiliminde. Bu da onların önceki diyetlerine göre çok daha fazla miktarlarda yemelerine sebep oluyor. Bu nedenle yemeğe çıktığınızda başta gelen soğuk mezeleri önce erkek arkadaşınızın tatmasını bekleyin.

Sonra siz atıştırın. Bu sisteme alışırsanız yine eskisi gibi daha az miktarlarda yediğinizi göreceksiniz.

Midenizi 'happy hour'a hazırlayın: İş çıkışındaki 'happy hour' saatlerinde alınan bir içecek ya da alkol, kan şekeri değerlerinin aniden düşmesine sebep olabilir. Bu da beraberinde yüksek kalorili yiyecekleri atıştırma isteği getirir. Bu nedenle içki içmeden bir şeyler atıştırmaya çalışın. Bunu yapamıyorsanız eve gittikten sonra bir şeyler yiyeceğinizi düşünün ve sunulan sosis, pizza gibi yüksek kalorili yiyeceklerden uzak durun.

Egzersiz sonrası ağır yemek yemeyin: Spor yapanlar egzersiz süresince harcadıkları kalori değerlerini hesaplayıp bunun verdiği rahatlıkla egzersiz sonrası büyük porsiyonlarda yemek yeme eğilimindedirler. Egzersiz sonrası açlık hissederseniz krakerin üstüne süreceğiniz yer fıstığı ezmesi yiyebilirsiniz.

Sağlıklı atıştırın: Özellikle öğün aralarında sağlıklı atıştırmalar almak ve böylece uzun süre aç kalmanın önüne geçmek dengeli bir diyetin temelini oluşturuyor. Bunun için yanınızda kuruyemiş çeşitleri ve bir meyve taşıyın. Eğer bunu yapamıyorsanız evde ya da ofiste gözünüzün önünde olacak her yere bu atıştırmalıklardan bırakın. Unutmayın bunları görmek size öğün aralarında atıştırma saatinizin geldiğini hatırlatacaktır.


Aşık olan kadınlar daha kolay kilo alıyor

Aşık olan kadınlar daha kolay kilo alıyorEvli veya erkek arkadaşlarıyla birlikte yaşayan bayanlar, diğerlerine göre daha çok kilo alıyor !

Kadınların doğumdan sonra kilo alma eğiliminde oldukları bilinir, ama şimdi yeni bir çalışma, çocuk doğurmasalar da erkek arkadaş ya da kocalarıyla birlikte yaşayan kadınların, diğerlerine göre daha çok kilo aldığını göstermekte.


Diğer değişkinler de göz önünde bulundurulduktan sonra yapılan hesaplara göre, ortalama 64 kilo olan bir kadının 10 yıllık kilo artışının eşli ve çocuklu kadında 9 kilogram olarak hesaplandı. Eşi olan ama çocuğu olmayan kadınlarda bu artış 7, çocuksuz ve eşsiz kadınlarda ise 5 olduğu hesaplandı.

Çocuğu olup eşi olmayan kadınların sayısıysa istatistikî açıdan bir veri edilmeyecek kadar küçük. Bir eşin metabolik değişim yarattığına inanmak için bir neden yok. Bu nedenle eşi olan çocuksuz kadınların kilo alması neredeyse kesinlikle davranışlardaki değişimden kaynaklanıyor. Dahası, 10 yıllık süreyi kapsayan çalışmada tüm kadınların düzenli olarak kilo aldıkları da görüldü. Ancak bu da hamile kadınların neden çok kilo aldığını açıklamıyor.

Avustralya'daki Queensland Üniversitesi'nde biyoistatistik profesörü ve araştırmanın lideri Annette J. Dobson, fizyolojik değişikliklerin kilo artışında bir payı olabileceğini söylüyor. "Kadın vücudu hamile kalınca kendisini kilo artışına ayarlıyor olabilir" diyen Dobson, "Hamile kadınların metabolizmaları geri döndürülemez bir biçimde ayarlanıyor olabilir" diye ekliyor. Yaklaşık 6 bin Avustralyalı kadın üzerinde yapılan çalışma, 2006 yılında biten 10 yıllık bir dönemi kapsıyor. Başlangıçta denekler 18-23 yaşları arasında kadınlardı.

Her kadın kilo, boy, yaş, eğitim seviyesi, fiziksel aktivite, sigara içip içmediği, alkol tüketimi, ilaç tedavisi ve geniş kapsamlı başka sağlık ve bakım konularındaki 300 soruyu kapsayan bir anketi periyodik olarak tamamladı.

Amerikan Koruyucu Tıp Dergisi'nin (American Journal of Preventative Medicine) Ocak ayı sayısında yayınlanan çalışmanın sonu geldiğinde, kadınların yarısından fazlası yüksek okul mezunuydu. Yaklaşık dörtte üçü eşli ve yarısının en az bir çocuğu vardı. Hemen hepsinin kilo artışı ilk bebekle birlikte gelmişti ve sonraki doğumlarsa kilo üzerinde daha az etkili oldu. Çalışmanın sonunda başlangıca göre daha az kadın sigara içerken, alkol daha fazla tüketiliyordu.

Öte yandan egzersiz yapmayan ve çalışmayan kadınların sayısında artış oldu. Ama sonuçlar tüm bu faktörlere göre ayarlandığında bile, kilo artışındaki farklılıklar kaldı. Bu araştırmaya sadece kadınlar dâhil edildi ama daha önceki bir çalışma çocuklu erkekler arasında obesitenin arttığını ortaya koşmuştu.

Utah Üniversitesi Epidemiyoloji Bölümü'nden doçent doktor Maureen A. Murtaugh, "Bu ilginç bir çalışma ve bazı önemli noktaya temas ediyor" diyor. Murtaugh, belki de eskiden daha aktif bir sosyal hayata sahip olmanın eşli kadınların kilo almalarını açıklayacağını ileri sürüyor. Murtaugh şöyle açıklıyor, "Bir restorana gittiğinizde 1 metre 82 santimlik bir adama verilen porsiyonla bana verilen porsiyon aynı. Ama ben 1.67 boyundayım ve 20 kg daha zayıfım."


Yağlarınızı eriten 11 sporlar

Yağlarınızı eriten 11 Spor
Yağlarınızı eriten 11 Spor çeşitleri, Ancak bunları yapmadan doktorunuza danışın.

Herkes en kısa zamanda yağlarından kurtulmak ister.

Hangi çeşit sporların ve eğlence faaliyetlerinin kalorilerimizden kurtulmamızı sağladığını bilmek şüphesiz bizim için faydalı olur.



Ama, bu aktivitelere başlamadan önce doktorunuza danışın, spordan önce ısınmayı ve gevşemeyi unutmayın. İşte size yağlarınızdan kurtulmak için yapabileceğiniz 11 aktivite:

1. Koşu: 30 dakikalık bir koşu 450 kalori harcamanızı sağlıyor. Koşmak aynı zamanda kalp ve solunumla ilgili antrenman sunuyor. İyice ısının, uygun ayakkabılarınızı giyin ve sakatlanmamak uygun bir tempoda koşun.

2. Kaya tırmanışı: Kaya tırmanışında bir kayadan diğerine ulaşmak için fazla enerjinizi atıyorsunuz. Kalbiniz için bunu çok sık tekrarlamayın, kaya tırmanışı her yarım saat için yaklaşık 371 kalori yakıyor.

3. Yüzme: Yüzmek, mükemmel bir vücut antrenmanı sağlıyor ve uyguladığınız yüzme şekline bağlı olarak yarım saatte 360 kalori yakmanızı sağlıyor. En iyi yüzme antrenmanı mesafe idmanıdır.

4. Bisiklet sürmek: Bisiklet kullanmak mükemmel bir egzersizdir. Hızınıza bağlı olarak yarım saatte yaklaşık 300 ya da 400 kalori yakarsınız. Bisiklete binme ayrıca iyi bir kardiyo (kalple ilgili) idmanı sağlıyor.

5. Boks: Ringde ayakta kalmak için yeterince hareket ederseniz, her 30 dakikada 325 kalori kaybedersiniz. Kalp ve solunumla ilgili sağlığınız ve kas dayanıklılığınız yükselecektir.

6. Raket topu: Çalkalayarak yarım saatte yaklaşık 300 kalori yakabilirsiniz. Raket topu size fantastik bir kalp ve solunum idmanı sunuyor. Vücudunuzun alt bölümünü güçlendiriyor ve sağlamlığını artırıyor. Ayak bileğinizi burkmamak için öncelikle ısınmalısınız.

7. Basketbol: Basketbol oynarken durmaksızın hareket etmek yarım saatte 288 kalori civarında bir kayıp sağlıyor. Basketbol, esnekliği, dayanıklılığı ve kalp- solunum sağlığını geliştiriyor. Ani burkulmalara ve dönüşlere karşı ısınmalısınız.

8. Kürek sporu: Yarım saatte 280 kalori yakabileceğiniz kürek sporu, ekstra enerjinizi atmanın en etkili yollarından biri. Kürek çekmek aynı zamanda dayanıklılığı, gücünüzü artırıyor ve omuzlarınızdaki, uyluğunuzdaki ve pazılarınızdaki kasları güçlendiriyor.

9. Tenis: Eğlenceli bir oyun olan tenis için hız, güç, çeviklik ve reaksiyon süresi gerektiriyor. Tenis oynayarak, kalp ve solunum ile ilgili sağlığınızı desteklerken yarım saatlik bir sürede yaklaşık 250-300 kalori yakabilirsiniz. Ayak bileğinizi sakatlamamak için uygun spor ayakkabı seçmelisiniz.

10. Kros kayağı: Kar yağarken dışarıda olmak zaten metabolizmanızı hızlandırır. Karla ne kadar yakın olursanız yarım saatte yaklaşık 270 kalori yakarsınız. Değişik zeminler ise iyi bir mesafe idmanı sağlayacak.

11. Buz pateni: Buz pateni yapmak, eklemlerinizi zorlamadan koşmanın tüm faydalarını sunar. Buz üzerinde yarım saat paten yaparak, 252 kalori tüketebilirsiniz. Paten, uyluğunuz, kalçanız, diz arkasındaki kirişiniz için mükemmel bir egzersiz sunuyor.


Zayıflamak kalbi koruyor

Kilo vermek kalbi koruyorİsrailli bilim adamları, ilk kez gözle görülür biçimde, kilo vermenin damar sertliği riskini önemli biçimde azalttığını ispat ettiklerini açıkladılar.

Beer Sheva Üniversitesinden bilim adamları, 140 hasta üzerinde iki yıl süren araştırmalarında, beynin başlıca arteri olan şahdamarında kolesterol birikmesinin gelişimini üç boyutlu ekografi tekniğiyle izlediler.


Araştırmanın sorumlusu Doktor İris Shai, ilk kez gözle görülür biçimde, aşırıya kaçmayan bir beslenme rejiminin sadece kolesterol birikimini engellemekle kalmayıp, aynı zamanda, arterlerin hacmini ve kan basıncını azalttığını tespit ettiklerini söyledi.

Shai, "Hastalar yeniden kilo alsalar bile uzun dönemli bir beslenme rejimi, damarların iç çeperleri üzerinde lipid (kolesterol) birikmesini beraberinde getiren damar sertliği şekli olan ateroskleroz ile mücadelede etkili oluyor" dedi.
Hayvansal yağlar açısında zayıf akdeniz mutfağı temelinde bir zayıflama tedavisi uygulanan hastalar üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları, Amerikan tıp dergisi Circulation'un son sayısında yayımlandı.

Ateroskleroz, beyin kanaması ve enfarktüste önemli bir risk faktörü olarak görülüyor.


Oturduğunuz yerden kilo verin





Oturduğunuz yerden kilo verin

Artık kilolarınızı oturduğunuz yerden verebilirsiniz.




Cinsel işlev bozuklukları da dahil olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde kullanılan hipnozla tedavi aynı zamanda zayıflamayı da kolay hale getiriyor






Hipnoz denilince aklımıza sürekli uyku halindeki kişinin karşısındakinin söylediklerini yapması gelse de uzmanlar, hipnozun birçok hastalığın tedavisinde tamamlayıcı olduğunu söylüyorlar.

Cinsel işlev bozuklukları da dahil olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde kullanılan hipnozla tedavi aynı zamanda zayıflamayı da kolaylaştırıyor. Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz Psikoterapi ve Hipnoz Uzmanı Dr. Haluk Alan ile hipnozla ilgili merak edilenleri ve hipnozla zayıflamayı konuştuk.

Hipnozla tedavi ne anlama geliyor?

Hipnozla tedavi; hipnoza alınan kişiyi (suje) belli bir trans derinliği ve telkinler eşliğinde, sorunu ya da sorunlarına yönelik içsel olgularına yönlendirebilme durumudur. Alternatif bir tedavi yöntemi olmayıp, tedavileri tamamlayıcı bir unsurdur.

"Hipnozla tedavi ile her şeyi yapabilseydim şimdi zengin olurdum"

Ne kadar zamandır bu işle uğraşıyorsunuz?

Son 7 yılı aktif olmak üzere yaklaşık 9 yıldır hipnoz yapıyorum. Eğer hipnoz yapan kişi olarak elimde farklı güçler olabilseydi ve ben bunları hipnoza giren kişinin bütün karşı çıkmalarına rağmen istediğim şekilde kullanabiliyor olsaydım herhalde Türkiye'nin değilse bile bölgenin en zengin adamı olurdum. Çünkü, bana müracaat eden tekstil fabrikatörlerinin sadece 2-3 tanesinin banka hesaplarını kendi üzerime transfer etseydim bu bana yeterdi.

Kimler hipnozla tedavi yapabilir?

Hipnozla tedavide hekimler, psikologlar ve diş hekimleri görev alabilirler. Sadece sertifika alarak hipnoz yapmaya yetkilendiğini zanneden hekim ve psikolog dışı kişilere güvenmeyin ve onlara hipnoz olarak geleceğinizi karartmayın.

Kişi için bir tehlike var mıdır?

Hipnoz doğduğumuz günden bu yana aslında her gün karşılaştığımız ve hatta yaşadığımız doğal ve normal bir durumdur. Dalmış vaziyette televizyon seyrederken ya da kitap okumaya daldığımız ancak bize sesleneni duyuyor olmamıza rağmen yanıtlayamadığımız anlar hep doğal hipnoza örneklerdir. Bunları yaşadığımız anlarda beynin alfa düzeyindedir. Yani hipnozda yaşanılan evre. Bu yüzden eğer yetkili bir hekim ya da psikolog tarafından uygulanıyorsa, hipnozun hiçbir tehlikesi yoktur. Şimdiye kadar sadece hipnozdan kaynaklanan, tespit edilmiş bir psikolojik ya da fizyolojik zarar belirtilmemiştir.

Hipnozla zayıflamak mümkün müdür? Nasıl?

Düşünerek zayıflama derken biz düşünce gücünü ve dolayısıyla zihnimizi ve daha da önemlisi bilincimizi ve bilinçaltımızı kastediyoruz. Zihinsel yoğunlaşmayla elde edilebilecek yararlar sadece zayıflama ile sınırlı değildir.

Metropolitan Üniversitesi uzmanlarından Dave Smith'in yaptığı araştırmada her gün bir saat egzersiz yapanlardan daha çok, 1 saat aynı egzersizi yaptığını düşünen, bunu düşünen, zihninde canlandıran grup başarılı olmuş hatta yarım kilo daha fazla kilo vermişlerdir.

Bizlerin de hipnozda kullandığı imajinasyon yöntemi kişinin belli bir beyinsel dalga boyuna getirilmesiyle sağlanabilir. Bunun en iyi sağlandığı zaman dilimi beynin alfa dalgalarının hakimiyetinde olduğu dönemlerdir. Uykuya dalmaya hazır olduğumuz anlar ve hipnozun bazı aşamalarında bu dalga boyunun hakimiyeti söz konusudur.Uykulu veya hipnotik trans durumunda vücuttaki bilinçli bütün zorlamalar en aza inmektedir. Dolayısıyla bu dönemde bilinç tarafında ortaya atılacak bilinçli çatışmalar önlenmekte, bilinçaltı bütün haşmetiyle size yardım etmek üzere gönderilecek olumlu telkinleri almaya müsait hale gelmektedir. Telkinlere açık olunan bu dönemde, bilinç geri plandadır. Bilinçaltını size faydasız bazı alışkanlıklardan temizleyip, yepyeni bir anlayışa yönlendirmek işte bu dönemde mümkündür.

Bu imajinasyonun yanı sıra; kendini gelecekte nasıl görmek istiyorsa, yani mutlu, sağlıklı, estetik, ideal kilosuna ulaşmış, stresten uzak, huzurlu v. b. özellikleri kendi üzerinde görmeye çalışır. Ve bilinçaltına şu uyarıyı gönderir: "İşte ben bu olmak istiyorum. İnanıyor ve biliyorum ki bu isteğim mutlaka yerine getirilecektir…

Çikolata yemekten kendini alamayan hasta tam 12 kilo verdi

Yıllardır çikolatalı besin tüketmekten kendini alıkoyamayan bir hastam (A.G.) oluşturduğumuz etkin imajinasyon (Düşünsel yoğunlaşma) etkisiyle ilk seansımızda yediği o çikolatalı dondurmaların gres yağından üretildiği sanısıyla, seans sonunda kısa bir süre öğürme ve kusma şeklinde tepki göstermişti. Bu imajinasyonun bir gücüydü. Şimdi o hastam toplamda 12 kilo ile en iyi zayıflayan hastalarım arasındadır. Aradan 2 yılı aşan bir sure geçmiş olmasına rağmen verdiği kilolarını geri almamıştır. Bu arada çikolatalı dondurma ve diğer ürünleri de çok büyük bir rahatlıkla tüketebilmektedir. Ama sadece ihtiyacı kadar, aşırıya kaçmadan, bilinçli olarak.

Hipnozla zayıflamak kalıcı bir sonuç mudur?

Tüm bu anlatılanlardan sonra evet! Diğer yöntemlere kıyasla zihinsel yoğunlaşma ve hipnoz yöntemiyle yapılan zayıflama kalıcı olmaktadır.

Nasıl bir yöntem uyguluyorsunuz?

Biz uygulamayı genelde 5 seans üzerinden yapıyoruz. Sonra 15 günde bir, ayda 2, ayda 4, ayda 8 ve 12 ayda bir olmak üzere 6 kez hatırlatma seansları uyguluyoruz. Ancak hasta bu dönemler içinde ilk 21 gün geceleri tam yatmadan önce gece hipnozu seansları yapmaktadır. 21 gün sonunda elde edeceği başarı ve kazanacağı alışkanlık onun ruhunda " istediğini elde eden insanın" huzurunu yaşatacaktır. Yaklaşık hastalarımızdan ayda 4-5 kilo civarında kilo vermelerini istiyoruz.

Cinsel sorunlara da çare oluyor

Cinsel sorunlar hipnozla destek veriyor musunuz?

Cinsel sorunların hipnoz yöntemiyle tedavisi mümkündür. Özellikle vajinismus, orgazm bozukluğu, cinsel isteksizlik, erken boşalma, ereksiyon problemi ve geç boşalma, üzerinde çalışılan ve hipnoz yöntemiyle olumlu sonuçlar alınan cinsel problemlerdir. Her bir sorun için farklı hipnotik uygulama bulunmaktadır. Ancak bu ve diğer sorunlarda amaç sadece hipnoz yapmak değildir. Hipnoz öncesinde kişiden sorunu hakkında yeterince bilgi alınmakta, sonra kendisine konulan tanı doğrultusunda bilgi verilmekte ve terapi süreci hakkında bilgilendirilmesi sağlanmaktadır. Bu devrelerden geçen hasta uygun trans derinliğine alınarak çeşitli terapi teknikleriyle tedavi edilmektedir.

Vajinusmusta en etkili yöntemlerden biri

Hipnozla tedavi sonrasında kişi tamamen iyileşir mi?

Hipnozla tedavide kişinin sorununa bağlı olarak tedaviden alınan yanıtlar da değişmektedir. Psikolojik sorunlar bağlamında ele aldığımızda örneğin sadece ilaçlı tedaviye oranla, hem ilaçlı tedavi ve hem de psikoterapi ve hipnoz uygulamaları daha kalıcı tedavi imkanı sunmaktadır. Panik bozukluğundan takıntılı durumlara ve cinsel sorunlara kadar birçok problemde daha kalıcı bir tedavi için psikoterapi ve içinde hipnoza yer verilmektedir. Vajinismusta en etkin tedavi yöntemlerinden biri hipnozdur. Hipnozla daha önce tedavi edilememiş birçok vajinismus hastasını tedavi ederek operasyonlarla sağlanamayan tedaviyi hipnozla sonuçlandırmak mümkün olmuştur. Cinsel yaşamın daha zevkli ve sorunsuz hale getirilmesinde hipnozun çok önemli katkıları olmaktadır. Özellikle batıda ön yargısız bir şekilde terapilerde kullanılmakta olan hipnoz, sorunların kalıcı çözümü noktasında terapistlere büyük kolaylıklar sağlamaktadır.