Arkadaşlarla buluşup yemek yemeye sözleşmiştik, gecenin sonunda çok isbetli bir karar olduğunda hemfikirdik. Yemeklerimizi yedik, bitti ama sohbetimiz saatlerce sürdü. Artık ikram çaylar 3.'ye gelince ve garsonlar sürekli bizim masanın etrafında dolanmaya başlayınca gitme vaktinin geldiğini de anlamış olduk. Sohbete doyum olmayınca, evi yakın olan arkadaşım Dilek bizleri çay içmeye davet etti. Bir ara önümüze bu tatlılar gelince "aaa yok valla, yiyecek yerimiz yok!" dememize rağmen kimse bu süper lezzeti yememezlik etmedi. Üstelik tatlı, biz geldikten sonra şipşak hazırlanacak kadar da basit aynı zamanda. Resmini çekmek için telif ücreti olarak, tatlıyı yapan kişi olan Dilek'in ablası Melek'in isteği ile tatlıya "Melek Tatlısı" ismini verdim :) Ellerine Sağlık Melek'ciğim.
Bu kadar çabuk hazırlanan bir tatlı da ancak Şipşak Tarifler Etkinliği'ne yaraşırdı. Bu etkinliği sabırsızlıkla bekliyorum, pratik lezzetler her zaman favorimdir :) Etkinliğin ev sahibi Sevgili Eda'ya kolaylıklar ve başarılar diliyorum.
Malzemeler:
- 1 paket çikolatalı Creme'ole - 1 paket vanilyalı Creme'ole - 4 su bardağı süt
Vişneli sos için:
- 500 gr. vişne - 1 su bardağı su - 3 yemek kaşığı toz şeker - 1 yemek kaşığı nişasta
Yapılışı: 2 paket Creme'ole 2'şer bardak sütle üzerindeki tarife göre ayrı ayrı hazırlanır. Ayrı bir yerde vişneler rondodan geçirilir. Üzerine su, şeker ve nişasta ilave edilerek devamlı karıştırmak suretiyle bir taşım pişirilerek soğumaya bırakılır. Tatlıların her iki rengi de görünecek şekilde kaseye aktarılır, üzerine vişne sosu ve arzu edilirse dondurma konularak servis edilir ve afiyetle yenilir. (Tıpkı bizim gibi :)
Artık bir klasik haline gelen tırtıl kurabiye, hem görünüm açısından, hem de bereketli olmasından dolayı en fazla yaptığım kurabiyelerden biri. Küçük, plastikten, ucu yıldız şeklindeki aparatı neredeyse köşebaşındaki marketlerden bile bulunabilecek kadar yaygın. Artık kız anneleri kızlarının çeyizlerine bile bundan alıyorlarmış :) İçerisine aklınıza esen tatları katarak, ayrıca çikolataya, fıstığa veya pudra şekerine bulayarak türlü türlü kılıklarda servis edebileceğiniz çok faydalı bir eser ;) Bu faydalı eserden herkesin faydalanabilmesi için de, tarif Sevgili Yasemin'in evsahipliğinde yeni bir Porselen Demlik Çay Saatleri Etkinliği'ne gidiyor. Davetin için teşekkür ederim Yasemin'ciğim, kolaylıklar, güzel lezzetler...
Malzemeler:
- 1 paket margarin
- 4,5 su bardağı un
- 1,5 su bardağı pudra şekeri
- 1 adet şekerli vanilin
- 1 çay bardağı kırık antep fıstığı
Yapılışı : Oda sıcaklığındaki margarin ve diğer tüm malzemeler bir yoğurma kabına konularak yumuşak bir hamur elde edilene kadar yoğrulur. Hamur tırtıl kurabiye hunisine konularak, baş parmak ile itilmek sureti ile çıkan tırtıl şeklindeki parçalar yağlı kağıt serili fırın tepsine dizilir. Önceden ısıtılmış 170 dereceye ayarlı fırında kurabiyeler hafif pembeleşinceye kadar yaklaşık 15 dakika pişirilir. Verilen bu miktardan yaklaşık 1,5 tepsi kurabiye elde edebiliyorsunuz. (Tarifte kabartma tozu yok, eğer konulursa üzerindeki kıvrımlar, hamur kabardığı için fazla belli olmuyor.)
Biliyorum bu aralar biraz fazla bahçe ve mangal keyfi başlıklı yazılarım oldu, ama bu son. (Haa bir de kızlar bizde toplanacak ama o mangal partisi olmayacak:) Postun asıl amacı Sevgili Tuğba'nın evsahipliği yaptığı Ye#37 Mangal Keyfi Etkinliği'ne katılmaktı. Tam yaz aylarının anlam ve önemine göre düşünülmüş harika konu olmuş kanımca. Tuğba'ya kolay ve bol bol tarif gelsin inşallah... Yemekte asıl şeref konuğumuz, henüz 3 haftalık yeğenim kuzucuk "Eren"di. Beyefendi halasına 40 uçurmaya geldi. (Daha doğrusu yarı 40 diyelim:) Yaptıklarımdan tadamadı şimdilik ama ileride o da olur inşallah.
- Karışık mangal tabağı (özellikle köfteleri ben yoğurdum diye söylemiyorum, harika olmuşlardı, bir tane bile kalmadı:)
Aslında sırada başka tarifler vardı, ama baktım ki YE#40 Pastırma/Sucuk Etkinliği'ne katılma zamanı geldi de geçiyor bile, hemen pastırmalı tarifi yetiştireyim dedim. Sevgili Esra'nın evsahibi olacağı ancak ömrü vefa etmeyince, onun anısına Sevgili Nino'nun evsahipliğini üstlendiği bu etkinliğe özellikle katılmak istedim. Her ne kadar sağlığında Esra ile hiç irtibatım olmasa da, daha sonra okuduklarım kadarı ve sevenlerinin anısını yaşatmak için var güçleriyle çabalamaları ne kadar iyi bir insan olduğunu yeterince anlatıyor sanırım. Keşke hepimiz, ölümümüzün ardından bu kadar anılsak ve özlensek...
Malzemeler:
- 2 adet yufka
- 12 dilim pastırma
- 6 dilim kaşar peyniri
- 3 adet orta boy domates
- 2 adet sivri biber
- 1 adet yumurta
- 2 yemek kaşığı yoğurt
- 2 yemek kaşığı sıvı yağ
- 1 su bardağı galeta unu
- kızartmak için sıvıyağ
Yapılışı: Sivri biberler ince ince dilimlenerek sıvı yağda öldürülür. Üzerine rendelenmiş domatesler ilave edilerek, domatesler suyunu çekene kadar pişirilir. Bu arada pişen pastırmalar da küçük küçük didiklenerek karışımın üzerine eklenir ve yağda iyice çevrilir. Yufka düz bir zemin üzerine serilir. Ayrı bir kapta 1 yumurtanın sarısı, 2 kaşık yoğurt ve 2 kaşık yağ karıştırılarak yufkanın üzerine sürülür ve diğer yufka da üzerine kapatılır. Bütün olan yufka 6 eşit parçaya ayrılarak, herbir üçgenin geniş olan kenarına pastırmalı harçtan, onun üzerine de bir tutam kaşar peyniri rendesi konularak, kalın bir sigara böreği sarar gibi sarılır. İyice çırpılmış yumurtanın akına batırılarak galeta ununa bulanır. Kızgın yağda, ancak çok harlı olmayan bir ateşte, içindeki kaşar eriyecek şekilde ve altın görünümünü alana kadar yavaş yavaş kızartılır. Sıcak olarak servis edilir.
Taşınma işlemi hala devam ediyor ve tabii ki yorgunluk ve yoğunluk da... Daha ne kadar sürecek Allah bilir. Arayı çok fazla da açmadan bir tarif daha ekleyip kolilerimin başına dönüyorum hemen :) İçerisine çok az yağın girdiği, kıtır kıtır lezzetiyle herkesin beğenisini kazanan bir tarif oldu. Doğumgününde denedikten sonra çok beğenilince, bir de hurmalı olanını denedim, o da güzel oldu. Tarifi, Porselen Demlik Çay Saatleri Etkinliği'nin 29'uncusuna ev sahipiği yapan "Karabiber'in Mutfağı"na gönderiyorum. Davetine biraz gecikmiş olarak icabet edebildim, hem özür, hem de teşekkür ediyorum, kendisine kolay gelsin.
Malzemeler:
- 100 gr. margarin - 2 adet yumurta - 1 su bardağı toz şeker - 9-10 adet kuru kayısı - 1 adet kabartma tozu - aldığı kadar un
Yapılışı: Kuru kayısı haricindeki tüm malzemeler beraber yoğrularak yumuşak bir hamur elde edilir. Hamur iki bezeye ayrılarak, herbiri elle üzerine bastırılarak 30 cm. çapında bir daire oluşturacak şekilde açılır. Hamur üzerine gelişigüzel olarak, küçük parçalara bölünmüş kayısılar serpiştirilerek üzerinden merdaneyle geçilir. (Hamur kalınlığı yaklaşık 0,5 cm. olacak şekilde) Su bardağı ile yuvarlaklar kesilerek yağlı kağıt serili fırın tepsisi üzerine dizilir. 180 dereceye ayarlı fırında 15 dakika pişirilir, gidip gelip ağıza atıldığı için 5 saatte hepsi tüketilir :)
Bir tepsiden yaklaşık 20-22 adet kurabiye çıkıyor, çay bardağı ile kesilirse daha fazla sayıda da elde edilebilir.
Kimi zaman dünyanın bütün yükü omuzlarınıza yüklenmiş gibi gelir. Hani her işi yapmışsınız, ama ortaya hiçbir şey çıkaramamış gibi bir ağırlık. Biran önce kendimi eve atayım diye uğraşırsınız, aksine trafik de eve gitmenizi engellercesine arapsaçına dönmüştür. Evde canınız değil yemek yapmak, buzdolabındaki yemeği bile ısıtmak istemez. "Valla çocuklar olmasa bir avuç leblebi ve üzümle karnımı doyururdum" diye içinizden geçirirsiniz. Yemekten hemen sonra televizyonun karşısındaki koltuğa zor atarsınız ki, zaten az sonra uyuklamaya başlayacağınız garantilidir. Sonra uykunuzdan mis gibi kokan, sıcacık un helvası ile gözünüzü açarsınız, yanında da en ince limonlusundan bir fincan çay. Hayatımda yediğim en lezzetli un helvası eşimin yaptığı idi, hiç abartmıyorum. Bunca inceliğin ardından ne denir ki...
Ancak iş kendisinden tarif almaya geldiğinde çok zorlandım, çünkü herşeyi göz kararı doğaçlama yaptığını söyledi. Toparladığım kadarını yazmaya çalışacağım. Bu arada en son ne zaman etkinliğe katıldığıma baktım, epey uzun zaman olmuş. Etkinliğin 37. evsahibi Sevgili Sevinç yorum bırakarak beni yeni etkinliğe davet edince bu güzel tarifi burada da değerlendirmek istedim. Arkadaşıma çok teşekür ediyorum, kolay gelsin.
Malzemeler:
- 100 gr. tereyağı - 2 su bardağı un - 1,5 su bardağı toz şeker - 1 su bardağı süt - 1 su bardağı su
Yapılışı: Süt ve su karışımı bir cezve içerisinde ısıtılır. Tereyağı tencerede eritilerek içerisine un ilave edilir. Un hafif pembemsi olana kadar kavrulduktan sonra şeker de ilave edilerek 2-3 dakika daha ateşte çevrilir. Süt ve su karışımı sıcak olarak tencere içerisine yavaş yavaş ilave edilir. Un, sütü tamamen çekene kadar karışım sürekli karıştırılır. Helva kaşığa yapışmayacak kıvama gelince ocağın altı kapatılarak tencerenin kapağı kapalı olarak 5 dakika dinlendirilir. Helvaya kaşıkla şekil verip servis edilir. Arzu edilirse üzerine tarçın, hindistan cevizi veya fındık kırığı dökülerek süslenebilir.
Evde dondurma bol olunca (Carte d'Or sağolsun :), çocukların da taze meyve yeme alışkanlığı pek olmayınca; meyve salatasının üzerine koyuyorum iki top dondurmayı, kaşık kaşık yiyorlar, hatta ikinci kup istekleri oluyor. Bir-iki farklı süslemeyle herkesin bayılacağı dondurmalar hazırlamaya var mısınız? Sevgili Yasemin'in evsahipliğindeki bu ayki etkinliğin çok ferahlatıcı bir konusu var: Dondurma... Ben de bu tarifi ona gönderirken, kendisine başarılar diliyorum...
Malzemeler:
- 1 adet elma - 1 adet armut - 1 adet muz - 10 adet çilek - 1/2 çay bardağı portakallı gazoz - 8 top dondurma
Süslemek için:
- antep fıstığı tozu, hindistan cevizi, çikolata parçaları, kiraz şekeri, bonibon, franbuaz sos, çikolata sos, kremşanti, rulokat ve daha aklınıza ne gelirse...
Yapılışı: Tüm meyvalar küçük kuşbaşı şeklinde bir kase içerisine doğranır. Üzerine portakallı gazoz ilave edilerek iyice harmanlanır. 4 adet kup içerisine önce 2-3 kaşık meyva salatası, daha sonra da 2 top dilediğiniz çeşit dondurma (bizim favorimiz karışık meyvalı dondurmalar) konulur. Üzerine (ben fotoğrafta yaptığımı anlatayım, ancak her defasında farklı bir süsleme yapıyorum.) franbuazlı sos gezdirerek, kiraz şekeri ve çikolata süs yerleştirerek zaman geçirilmeden servis yapılır. (Çikolata süs için; geniş bir zamanda, fondüde erittiğim çikolatayı ucuna çok küçük kesik atılmış bir buzdolabı poşeti içerisine doldurarak, bunu yağlı kağıt üzerine istediğim şekilde sıkıp dondurarak elde ediyorum. Çikolata tamamen donduktan sonra, hepsinin aralarına küçük bir parça yağlı kağıt koyarak saklama kabı içerisinde buzdolapta muhafaza ediyorum.)